Bumerang - Yazarkafe

14 Mayıs 2022 Cumartesi

Kara Delik



Kahverengiden yeşile doğru ilerleyen bir renk cümbüşüydü ortasına düştüğüm kara delik. Dikkatli baktığımda kaybolmasam, ezbere bildiğim dikenli yollarında yürümem işten bile değildi.
Kayıp, soğuk, rengini yitirmiş gecelerdeki bütün iç çekişler yarım gülümsemendendi. Gülümserken ağzının kenara doğru kaymaya başladığı ilk andan itibaren yüreğimde filizlenen çiçek bahçesinden habersizdin tabii. Haberi olsa böyle bir çiçek bahçesine nasıl kıyardı ki insan?

 Her insan dedik, farklı bir hikayedir. Bir davranışın, bir sözün o insanın dünyasında ne ifade ettiğini, neleri değiştirdiğini hiçbir zaman gerçek anlamda bilmeyeceğiz. Mesela sen kara delik, içinde kaybolduğum zamanlarda hissettin mi çırpınışlarımı?

12 Nisan 2022 Salı

Günce 8


 Merhaba sevgili okur. Uzun soluklu, bol hastalıklı bir merhaba.

Görüşmediğimiz süreçte beşinci ameliyatımı geçirdim. Daha önce dizimde bir ödem durumundan bahsetmiştim, işte o ödem dizimdeki bursa denen bir zarın (bademcik gibi faydalı bir yapı) iltihaplanması sebep oluyordu. Doktora göre çömelip kalkarken yaptığım ters bir hareket sebep olmuş.

Altı aydır dizlik, buz masajı, antibiyotikler ve kremlerle yaşıyordum. Eşofmandan başka bir şey giyemiyordum. Şimdi az önce bahsettiğim tüm şeylerden nefret ediyorum. İçim dışım ilaç oldu. Altı aydır sürekli nüksettiği için bursayı alma kararı verdi doktorum. Ameliyattan çok basit, on gün içerisinde okula dönersin, dizlik kullanmayacaksın, çok rahatlayacaksın diyerek bahsetti. Doktordan ameliyatta lokal anestezi rica ettim. Önceki dört ameliyatımda tamamen uyutulmuştum ve sonuncusunda uyanma aşamasında neredeyse boğulacaktım. Bir de bunu tecrübe edeyim dedim :)

Bir ay önce ameliyatım gerçekleşti. Diren olduğu ve bacağımı oynatmamam gerektiği için bir gece hastanede kaldım. Sabaha kadar buz torbalarının biri gitti, biri geldi. Her uyandığımda biri iğne yapıyor, teşekkür edip uyuyordum o gece :) Eşim yoğun çalıştığı için annem ve babam geldiler yanıma. Benim on günlük rapor bir ay heyet raporuna döndü ameliyattan sonra. Doktorun beklediğinden daha kötüydüm çünkü. Okul için hiç istemediğim bir ara vermiş oldum. Çocuklarımı başka bir öğretmene emanet ettim. Kıskanç biri değilimdir ama ne yalan söyleyeyim çocuklarımı çok kıskandım. Allah'ım dedim. Öğretmenlerini sevsinler ama benden çok sevmesinler :)

Çorabıma kadar annemin giydirdiği bir haftanın sonunda biraz toparlandım, fizik tedavi egzersizlerine başladım. Lavabo ve yemek dışında hep yatmam gerekiyordu. İyiye gidiyorum derken Ramazana birkaç gün kala yeniden dizimde doluluk ve şişlik hissettim. Bayağı ağladım. Çünkü bu durum gerçekten psikolojimi bozdu. İçinden bir türlü çıkamayacağım bir döngüde hissettim kendimi.

3 Nisan 2022 Pazar

Gece


Parmak uçlarından beynine kadar yeri vardı. Tıpkı damarlardaki kan gibi tüm vücudunda dolaşan, olmadığında yoksunluk belirtilerine yol açan bir maddeydi sanki.
Gurbet üzere doğulmuş bu dünyanın en beter sürgün yerinden bir geceydi işte. Yıldızlar göz yaşları buğularında kaymak üzere gibi görünüyorlardı. İçmeyi bırakmıştı. Bulanık yaşamayı sevmiyordu. 

Sevmenin her halini dibine kadar yaşadığı için acıyı da adamakıllı yaşayacaktı, kendini uyuşturmak anlamsızdı. Duygular ya var olmalı, ya da en dibine batmalıydı yerin. Çağdan dert yanan insanlar hiç samimi gelmiyordu artık.
İsteyen her şeyin en güzelini en sonuna kadar yaşardı. 
 
Şiirlerle arası bozuktu. Bazen öyle şiirler yazıyordu ki kelimelerin bile canı yanıyordu. Ömrüm yettiğince demişti. Sabır demişti. Ama sabır da yorulurdu işte. 

Yutkunamadığı bir damla anıdan okyanuslarda boğulmaktı payına düşen. Oysa bazı hayaller bazı hayallerle bir hayal dükkanı açmış olsa herkese yetecek kadar umudu vardı…

Kelimeler öyle herkese alelade kullanılacak şeyler değildi. Özellikle anlamayan biri için. Nefsi de nefesi de tükenmişti. Şuanda, tam burada son nefesini verse ruhu bile duymayacaktı. Bu yüzden kelime israfından kaçınıyordu. Bilirsiniz, israf günahtır.

20 Şubat 2022 Pazar

Atlas Kelebeği


 Sevmek bardaktan boşalırcasına yağan yağmurda şemsiye açmadan, koşmadan sakin sakin 

 Herkesin telaşla yürüdüğü caddelerde her tabelayı okuyarak, her canlının başını okşayarak yürümektir.

 Sevmek boş bir duvarda gördüğün hayale gülümsemektir, şarkıları bir başka dinlemektir.

 Nereden geldiğin, yolun nereye gittiğinden çok şuan nerede durduğundur.

 Yüreğini ellerine alıp başka bir elin merhametine bırakmaktır.

 Dikenli yolları çiçek bahçesine çevirmeye ant içmektir.

 Bir sese kilometrelerce öteden sarılmaya alışmaktır bazen

 Bazen öpünce şifa bulmaktır en çaresiz anlarda...

10 Şubat 2022 Perşembe

Lise Anıları

 Kayseri Anadolu Lisesi, namı diğer Taş Mektep. Otuzuma yaklaşmış, mesleğimin beşinci yılındayken en çok özlediğim yıllar, en sevdiğim (hala görüştüğüm) dostlar ve son sınıfta tanıdığım eşim o sıralardan...

O zamanların çıkarsız, samimi, saf sevgiden oluşan arkadaşlık ilişkilerini şimdilerde bulmak öyle zor ki. Özledikçe fotoğraflarımıza bakıyorum, arkadaşlarımın her biri Türkiye'nin çeşitli illerinde asker, polis, öğretmen, memur olmuş. Her biri pırıl pırıl; ülkesine, ailesine faydalı işler peşinde. 

 Okulda telefon yasak olmasına rağmen telefonu hep elinde ya da masanın üzerinde olan, kaşlarında çizik, makyaj yapan, arkadaşları arasında son derece gevşek, dışarı karşı saygılı ve ciddi bir öğrenci oldum. Arkadaşlarımın hepsinin en az bir kere içtiği şey burnundan gelecek derecede güldüren bir tip oldum, hala da öyleyim :) Ders aralarında kalorifer üzerinde yapılan sohbetler, yer altındaki tünel benzeri yerlere koyduğumuz kitaplar, sınıfça yaptığımız vukuatlar, her şey çok güzeldi be.

 Kıyafetlerim ve görünüşüm hiçbir zaman okula uygun olmadı. Ama dersleri öyle güzel dinlerdim ki. Sosyoloji dersinde bile tüm sınıf uyurken pür dikkat dinlerdim  :) Bu yüzden öğretmenlerim hiçbir zaman dış görünüşümü sorun etmedi. İyi ki böyle güzel öğretmenlerim olmuş. Hayattaki en büyük şanslardan biri de bu bence. Şimdi ben de onların yolundan gitmeye çalışan genç bir öğretmen oldum.

30 Ocak 2022 Pazar

İçimdeki Şehir

 


İçimde dağılmış, paramparça olmuş, elektriğin sonsuza dek kesildiği bir şehir var. Bu şehirde kuşlar susmuş, yerin en dibine girmiş solucanlar, köstebekler. Artık dışarıda hayat olmadığının farkında olan her şey kendine en uzağa gitme fikrini aşılamış, karanlıkta yapayalnız ölmeyi, sessizliğin sağır edici sesinde ölmeye tercih etmişler. 

16 Ocak 2022 Pazar

Bazı Anılar


 Kırk daireden oluşan, yarı şehir, yarı doğayla iç içe bir apartmanda geçti çocukluğum. Ailem hala aynı mahallede, çocukluğumun geçtiği evin birkaç apartman ötesinde oturuyor. 

 Apartmanda herkes birbirini tanırdı -şimdikinin aksine- ilişkiler samimiydi. Karşı komşumuz Nuray abladan bahsetmek istiyorum sevgili okur. Kumral, saçları sarıya boyalı (bu kısımdan emin değilim), gözlüklü, nahif, insanlara değer veren biriydi. O, çocukluğuma ait en sevdiğim ve hayatımda en az olan şeylerden. Az olan, eksik kalan her şey yaradır. Ve her yaranın gözle görülmese de bir izi vardır.

Nuray ablamın Mustafa isminde bir çocuğu oldu. Eşine dair hatırladığım tek şey isminin Yavuz olması. Ben apartmandaki tüm çocuklarla ilgilenmeye bayılırdım. Hepsini ayrı ayrı sever, küçüğüyle oynar, büyüğüne ödevlerinde yardımcı olur, yetişkiniyle de sohbet ederdim. Çocukları emanet edecek biri aranıyorsa yaşına bakılmaksızın o bendim. Bkz: Üniversitede de tüm tercihlerim okul öncesi öğretmenliğiydi ve her sabah mutlu bir şekilde işime gidiyorum. (bu konuya daha sonra değineceğim)