Bumerang - Yazarkafe

26 Kasım 2014 Çarşamba

20 Gerçek Mimi Yapmasam Olmazdı

İsmim Merve. 20 yaşında bir okul öncesi öğretmeni adayıyım :)
Görsel alıntıdır

Garanticiyim. İşimi son dakikaya bırakmaktan nefret ederim. Seyehatlerde biletimi çok önceden almak, bir ödevi son güne bırakmamak vs vs..

Hüznü, sonbaharı ve şimdilerde fırsat bulamasam da müzik dinlemeyi çok seviyorum.

Çok konuşkan ve şebek olsam da yeni girdiğim bir ortamda biraz soğuk oluyorum, sonraları -bazen tahammül sınırını zorlayacak kadar uzun sürebiliyor- açılıyorum. Bu tamamen yeni tanıştığım insanların bana karşı samimiyetine bağlı. Açıldıktan sonra ''Aaa Merve böyle miymiş '' diyorlar :)



Eskiden koyu bir nescafe tüketicisiydim. Abartmıyorum akşam bir başlardım 5-6 fincan içerdim. Tahmin edeceğiniz üzere bir süre sonra tiksindim :):) Şimdilerde yeni yeni içmeye başlasam da favorim Türk kahvesi.

Kimseye karşı kin tutamam ama aklıma her geldiğinde mutlaka ağza alınmayacak bir hakaret, bir söz sarf ettiğim iki insan -keşke olmasalardı dediğim- var hayatımda.

Bir şeye kırıldığım zaman yüzüm birden düşer ve o sorun hallolsa bile bir süre toparlayamam o çirkin şeyi.

Normalde çok anlayışlı ve sabırlı bir insan olduğumu söylerler. Ama sabrın da sınırı var değil mi sevgili okuyucu :). Taştığında hiç hoş biri olmuyorum. Ben beni tanıyamıyorum desem yeridir.

Aile fertlerime bağlı biri olduğumu ancak şehir dışında okumaya gittiğimde fark ettim.
BKZ: Sınav yılında resmen ev içinde ev kurmuştum kendime. Canım annem çayımı, meyvemi, pastamı masama kadar getirirdi. Annem demişken onu çok özlediğimi fark ettim :).
Uzun lafın kısası evle pek alakam olmadığını iddia ederdim. Amma velakin şehir dışına gittiğimde ilk haftadan eve atmıştım kendimi :)

Üçüncü sınıfta olmama rağmen hala çok özlüyorum onları :). Özellikle yeğenime dayanamıyorum. Minik meleğim benim :)

Bizim dünyamızdan da bahsedelim. Kişisel bloglar, denemeler ve edebi karalamaları okumak daha bir güzel geliyor bana.

Yorum yapan okuyucu candır! :D
Tabi lüzumsuzca blog adresi yazılan ya da laf olsun diye yazılan yorumlar değil söz ettiğim.  Gerçekten yazı hakkında bir şeyler düşünüldüğü aşikar samimi bir yorum :)

Yerine göre çocuk, yerine göre genç, yerine göre bir yetişkin gibi davranma taraftarıyım. Yaşam tarzım bu ve bu şekilde davranan insanları çevremde görmek beni mutlu ediyor.

Bir de çocukla çocuk olma demişler ya :). Yalaaan. Çocukla çocuk, salakla salak olmalı; yani muhattabın sıfatı neyse, hangi dilden anlıyorsa o dilden konuşmak lazım :)

 Benden bir ricada bulunan insanları kırmamak için reddedemediğim gerçeği var. Ancak en ufak bir kullanılmışlık  hissi olsun o insana bir daha günahımı bile vermem.

Küçüklükten itibaren bebeklere, çocuklara karşı anlatılamayacak kadar çok -kocamann- bir sevgim var. Meslek seçimimde bunun doğrudan etkisi var.
Bence herkes bu kadar şanslı olamıyor. Her gün lanet ede ede gideceğin yüksek maaşlı bir iş yerine vicdanen rahat olacağın, severek yapacağın bir işi tercih etmek en güzeli.

''Su'' ya aşık biriyim. Her ne olursa olsun beni su kadar sakinleştirebilen hiçbir şey yok.

Yıllardır bıkmadan yediğim bir yemek varsa o makarnadır. Ki annem kendilerini yemek yerine bile koymuyor. Kadıncağız benim yüzümden hiç makarna yapmıyor çünkü :). Sloganı '' Kızım sen o kadar çok yaptın ki ben bıktım.''

Dürüstlüğe, açık sözlülüğe çok önem veririm. Hayatım boyunca aldığım en büyük derslerden biri bu oldu çünkü. Her ne halt yemiş olursan ol yapma bunu.

En sevdiğim yazar olsa da Oğuzcum ATAY'ın Tehlikeli Oyunlar, Oyunlarla Yaşayanlar, Eylembilim adlı kitaplarını okumadım. Hani biri doğum günümde -8 haziran- o kitaplardan birini hediye etse ne hoş olurdu :)

Yolculuk, özellikle gece yapılanının yeri ayrıdır bende. Dedim ya hüznü seviyorum :). Bu sözü de sizlerle paylaşmak istedim şimdi :)

Yolculuk güzel bir yalnızlıktır. Sadece sana ait olan, kimsenin elinden alamayacağı bir zaman parçası. Tuna Kiremitçi


Ben de 20 gerçeğini paylaşmak isteyen herkesi mimliyorum. Sevgiler :)







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ben buradayım sevgili okuyucum, peki sen neredesin?