Bumerang - Yazarkafe
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2015 Pazar

Kapılar

görsel alıntıdır
                                                                                                                                                                            Hiçbir hayat yoktur ki zamanın tozlu elleri elinden tutup bir yerlere sürüklemesin. Hiçbir hayat
yoktur ki Sezen Aksu dinlemiş biri kadar tam olsun.
Nelerin geleceği, neleri getireceği; bizden neler götüreceğini bilmediğimiz binlerce şeyle karşılaşır tenimiz. Tedirginliğimiz tecrübelerimiz kadar büyük, adımlarımız da bir o kadar yavaştır.

25 Ağustos 2015 Salı

Bildiği Gibi

gösel alıntıdır
Rüzgar bir başka esiyordu bu akşamüstü. Beni neden bıraktın, neden yarım kaldı dercesine öfkeli; özlemi kadar ağır; kırılmışlığı kadar soğuktu. Acılı ve bir o kadar da acımasız rüzgarın soğuğu kadından başkasını üşütmedi. Zaten bu yaz hiç ısınamamıştı ki. Bazı soğuklar vardı, bazı kişileri üşütmek için vardı. Bazı kırılışların korkunç sesini sahibinden başkası duymazdı. Yapıştırılmak istense, ellerden oluk oluk kan akıtacak cinsten kırıklardı.

24 Nisan 2015 Cuma

Dünya

Bu boktan dünyada sonunda mutluluğu bulduğumu, bazı şeylerin hiç değişmeyeceğini, sanki hayat kendi planlarımı uygulamama izin verecek-miş gibi inanmam büyük aptallıktı.
Evet sayın okuyucu, ben büyük aptalım. Ama en büyüğünden. Guiness rekorlar kitabına girecek derece aptalım...
 Güven nedir diyerek başlıyorum bu boktan dünyayı sorgulamaya. Birine güvenmek kelimesi öyle içi boş, öyle yalan ki. Bana şimdi sorsalar güven yalnızca insanın ne halt yediğini bilmesidir derim. Evet aynen öyle derim. İnsan kendisinden başka kimsenin ne bok yediğini bilemez. Güven sorunsalı yüzünden pek çok insanın paranoyak olması da boşuna değildir.

24 Aralık 2014 Çarşamba

Derinlerde

Bazı insanlar çamurlu yollarda gezinseler bile                                                                                         pantolon paçaları bir gram çamur olmadan evlerine
görsel alıntıdır
dönebilirler. Bazılarıysa toprak pantolonlarında sıvı hale gelmiş gibi kir içinde kalırlar.

Derinlerde yaşayanlar sevgilerini, aşklarını, kızgınlıkların, işlerini de en başta kendilerini parçalarcasına  kıymetli bulurlar. Sütten ne kadar ağızları yanmışsa, yoğurtları o denli dikkatli yerler ki dilleri yanmasın. Ama yine de dillerinin yanması kaçınılmaz sonları olmuştur. Ne kadar önemserlerse, ne kadar dikkat ederlerse o kadar çok hayal kırıklıklığı yaşarlar. Pantolonları hep kir içinde kalmış kaç beceriksiz varsa onlaradır iç yanışım.

12 Kasım 2014 Çarşamba

Başladığı Yerden

Yaşanan an ve kafasındaki sınırlar arasında uçurumlar vardı sanki. Ve o her nasılsa, şu uçurumdan
Görsel alıntıdır.
taaa ordaki uçuruma gitmeyi başarabiliyordu.
 En ufak bir olay onu yıllar öncesi- sonrası' na götürebiliyordu...
Sıradan bir günün rutin temizliğiydi işte. O dakikalarda başladığı yerden diğer uçuruma gitti yine.
Önce süpürge saksıya takıldı. Canı yandı saksının. Çiçeğin toprağa var gücüyle sarılmış kökleri sarsıldı. Toprak birçok yerden çatladı. 
Çiçek bir daha eskisi gibi sağlıklı olamamaktan korktu. Bundan sonraki akıbetini yaşanan günler gösterecekti.