Şimdi bulanık olsa da bazı ayrıntıları,
dün gibi aklımda adın.
Adınla başlayan, adınla son bulacak olan hayat, umarsızca beklemelere gebe.
Bekliyorum, bilinmeze doğru gidiyorum.
Belki bilmezsin, gözlerinde başlayan şarkılarım vardı benim.
Gözlerinde başlayıp, gözlerimdeki yaşlarla biten...
Sözleri kayıptı o şarkının, söyleyeni, söyleneni bilinmezdi. Çünkü benden hiç çıkmadan içime doğru aktılar..
Doktorlar gastrit, bense nota diyorum o acı, kekremsi tada.
Oğuz Atay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oğuz Atay etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Haziran 2016 Perşembe
20 Şubat 2016 Cumartesi
Gözlerim
İri, güneş gördüğünde yeşile çalan ela gözlerim.
Sımsıkı kapatırken onları, zamandan soyutlanarak hayatımı en ön koltukta izliyorum.
Öyle uçuşan kelebekler, yeşiller, deniz mavileri yok bu filmde.
Önce rengi griye dönüyor eladan gözlerimin.
Zaten bir şeylerin aksayışı griyi beyaz ya da siyaha çevirememle başladı.
Beceremedim bayım. Yapamadım.
Onların dünyasında tutunamadım.
Sımsıkı kapatırken onları, zamandan soyutlanarak hayatımı en ön koltukta izliyorum.
Öyle uçuşan kelebekler, yeşiller, deniz mavileri yok bu filmde.
Önce rengi griye dönüyor eladan gözlerimin.
Zaten bir şeylerin aksayışı griyi beyaz ya da siyaha çevirememle başladı.
Beceremedim bayım. Yapamadım.
Onların dünyasında tutunamadım.
6 Ağustos 2015 Perşembe
İkimiz
![]() |
| görsel alıntıdır |
Kimdi kazanan şimdi?
Kimin eli bırakılmıştı tam karşıya geçerken, öylece yolun ortasında. Kimlerin eli tutulmuştu en sevilen yerine. Değmiş miydi gittiğine? Teni değmiş miydi? Ya da tüm bu olanlara değmiş miydi?
Evet değmişti teni, önce teni, sonra sözcükler.
Etiketler:
aldatılmak,
Anasayfa,
Edebi Karalamalarım,
Günlük,
ihanet,
Oğuz Atay,
yol
26 Kasım 2014 Çarşamba
20 Gerçek Mimi Yapmasam Olmazdı
İsmim Merve. 20 yaşında bir okul öncesi öğretmeni adayıyım :)
Garanticiyim. İşimi son dakikaya bırakmaktan nefret ederim. Seyehatlerde biletimi çok önceden almak, bir ödevi son güne bırakmamak vs vs..
Hüznü, sonbaharı ve şimdilerde fırsat bulamasam da müzik dinlemeyi çok seviyorum.
Çok konuşkan ve şebek olsam da yeni girdiğim bir ortamda biraz soğuk oluyorum, sonraları -bazen tahammül sınırını zorlayacak kadar uzun sürebiliyor- açılıyorum. Bu tamamen yeni tanıştığım insanların bana karşı samimiyetine bağlı. Açıldıktan sonra ''Aaa Merve böyle miymiş '' diyorlar :)
![]() |
| Görsel alıntıdır |
Garanticiyim. İşimi son dakikaya bırakmaktan nefret ederim. Seyehatlerde biletimi çok önceden almak, bir ödevi son güne bırakmamak vs vs..
Hüznü, sonbaharı ve şimdilerde fırsat bulamasam da müzik dinlemeyi çok seviyorum.
Çok konuşkan ve şebek olsam da yeni girdiğim bir ortamda biraz soğuk oluyorum, sonraları -bazen tahammül sınırını zorlayacak kadar uzun sürebiliyor- açılıyorum. Bu tamamen yeni tanıştığım insanların bana karşı samimiyetine bağlı. Açıldıktan sonra ''Aaa Merve böyle miymiş '' diyorlar :)
Etiketler:
aile,
Anasayfa,
Genel,
Günlüğüm,
kahve,
meslek,
Mimlendim,
Oğuz Atay,
okul öncesi,
su,
yolculuk
23 Kasım 2014 Pazar
Neden Yazıyorum?
Her ne konuda yazıyor olursak olalım, neden blog yazmaya karar verdiğimiz oldukça önemli.
Mesela ben ve benim gibi kişisel blog yazarları en başta kendi içlerini rahatlatmak; sevdiğini, sövdüğünü, kırıldıklarını, mutluluklarını... Yani bildiği ve hissettiği ne varsa düşündeki kuyulardan gün yüzüne çıkarmak ister.
Kuyuda kuraklığa karşı direnen bir avuç su da kalsa onu çekip alarak paylaşmak bahsettiğim. İyi ya da kötü. Önemli olan içini dökmek.
Tabii bir de okuyucu boyutu var bunun. Diğer blogları okurken hissettiğim, benim de yazarken düşündüğüm en önemli şeylerden biri de bu satırları başkalarının da okuyacağını bilmek.
Bambaşka hayatlarımız olsa da mutluluklarımız, hüzünlerimiz, bizi biz yapan şeyler neredeyse aynı değil mi sevgili okuyucu?
Mesela ben ve benim gibi kişisel blog yazarları en başta kendi içlerini rahatlatmak; sevdiğini, sövdüğünü, kırıldıklarını, mutluluklarını... Yani bildiği ve hissettiği ne varsa düşündeki kuyulardan gün yüzüne çıkarmak ister.
Kuyuda kuraklığa karşı direnen bir avuç su da kalsa onu çekip alarak paylaşmak bahsettiğim. İyi ya da kötü. Önemli olan içini dökmek.
Tabii bir de okuyucu boyutu var bunun. Diğer blogları okurken hissettiğim, benim de yazarken düşündüğüm en önemli şeylerden biri de bu satırları başkalarının da okuyacağını bilmek.
Bambaşka hayatlarımız olsa da mutluluklarımız, hüzünlerimiz, bizi biz yapan şeyler neredeyse aynı değil mi sevgili okuyucu?
Etiketler:
Anasayfa,
blog,
duygular,
Genel,
Gündem,
Oğuz Atay,
sevgili okuyucu,
yazarlık,
yazmak,
yorum yazmak
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




