Bu yolları ilk yürüyüşünü hatırlıyordu. Ürkek, heyecanlı, güvensiz...
Sağa sola yalpalıyordu yürümeyi yeni öğrenmiş gibi. Elinden biri tutsa ancak denge sağlayabilecekti sanki...
Kalbi yerinden çıkarcasına atıyor, o her seferinde yeniden yerine koyarken yutkunarak gülümsüyordu adama.
Adam evet, yalnız değildi yola çıkarken.
Yalnız olsa korkmazdı zaten. Onun alıştığı hayat tarzı buydu çünkü. Hesapsız, kitapsız, hiçbir eşyaya ya da kişiye bağlı olmadan devam ederdi. İninde mutluydu kısacası.
Ne zaman çıkmaya çalışsa ışık gözünü alırdı.
Bu defa ışığa da, farklı yollara da evet demişti.

