Bir kokusu vardı elbet, bilmese de. Bir duruşu, kızdığında ya da güldüğünde. Sinirli bakışları, susmaları, sonsuz merhameti vardı. Hep oradaydı. Sustursa, kulaklarını kapasa da bazen, oradaydı işte!
En umutsuz anlarda göz kırpan bir yıldız gibiydi gökyüzünden kayarken. Çocukken dilekler tuttuğumuz hani, saatlerce görmeyi beklediğimiz o harika yıldız. Uzakta, ama yürekte parıl parıl. Bir gidiş ancak bu kadar ihtişamlı olabilirdi. Bir gidişin sancısı ancak bu kadar sevilebilirdi.
Sesi kulaklarından hiç eksilmesin istediği sultanı yegahıydı ömrünün. Alaturkadan anladığından değildi. Ama ruhuna iyi gelen her sesi severdi. Sevmeyi severdi kadın, iyileştirici etkisini bilirdi çünkü. En güzel dilekler dilenir, o gidişin sancısıyla beklenirdi.



