Bumerang - Yazarkafe
ilişkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ilişkiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Eylül 2015 Perşembe

Keskin Bıçak

görsel alıntıdır


En değerlim olarak kaldığın yerden, yüreğinde kanaması hiç durmayan yaranla geldin.
Yüreğinde hala o iki ucu keskin bıçak; dokunulması, sevilmesi yasak.
Uzaktan bile kulak tırmalayan sesinin sebebiydi
Ağlama seslerini bastırmak için avaz avaz yankılanan çığlıkların



Bir ben duyardım nelerden vazgeçip, neleri sakladığını çığlıkların
Bir ben tutardım iki ucu keskin bıçağı
Yüreğinden çekip almak isterken paramparça oluşuma bile yanamazdı tenim.
Ben en çok, yanarken bile aklımın odalarından bir türlü gitmeyişini, kendimi kaybetsem de seni unutamayışımı sevdim.




30 Ağustos 2015 Pazar

Kendini Rahat Bırak

görsel alıntıdır
Hepimizin üzüldüğü şeyler, kızdığı durumlar, belirsizlikten nefret ettiği halde belki de bilinmeyen tarihlerde netleşecek bulanık olaylarımız var.
Yaşamın ilk yıllarında sevilme isteğiyle başlayan, ardından başarmak için verilen uğraşları kapsayan enteresan bir bok çukuruna düşüyoruz. Ne içinde kalabiliyoruz bu çukurun -malum kötü kokuyor- ne de dışına çıkabiliyoruz. Onca insan koşuştururken öylece oturamıyoruz bu maratonda. İttire ittire de olsa bir şeyler yapmaya çalışıyor kimimiz, kimimiz çok hızlı başladığı için bir yerde tıkanıveriyor.

25 Ağustos 2015 Salı

Bildiği Gibi

gösel alıntıdır
Rüzgar bir başka esiyordu bu akşamüstü. Beni neden bıraktın, neden yarım kaldı dercesine öfkeli; özlemi kadar ağır; kırılmışlığı kadar soğuktu. Acılı ve bir o kadar da acımasız rüzgarın soğuğu kadından başkasını üşütmedi. Zaten bu yaz hiç ısınamamıştı ki. Bazı soğuklar vardı, bazı kişileri üşütmek için vardı. Bazı kırılışların korkunç sesini sahibinden başkası duymazdı. Yapıştırılmak istense, ellerden oluk oluk kan akıtacak cinsten kırıklardı.

18 Ağustos 2015 Salı

Bazı Yalanlar

Ellerin dedi adam; öyle küçük, öyle beyaz, öyle güzel ki şuan tam saçlarımın arasında gezinirken. Kadın sustu her zamanki gibi. En ufak sözde utanır, yalnızca gülümserdi adamın küçük
görsel alıntıdır
gözlerine diktiği kocaman gözlerini kaçırırken. Ela onların rengiydi. Onların göz rengi, onların şansı...

Kadın en çok maviyi sevse de elanın yeri ayrıydı hayatlarında.

Hayatta çok azdır huzurlu zamanların toplamı kimseyi birleştirmeye de diriltmeye de yetmez. Hani şu ölmek üzereyken şerit halinde geçecek hatıralar. İşte o en güzel hatıraların çoğu kadınla olanlardı adam için. Saçları arasında gezinen el huzurun, hayatın ve zamanın dışındaki adını koyamadığı bir duyguyu çağrıştırıyordu. O duygunun adını koyabilse her şey daha kolay olacaktı aslında. Bir de kadının gözlerindeki elaya karışabilseydi belki içindeki hasret bitiverirdi. Evet hasret. Yanından henüz ayrılmışken bile arama ihtiyacı hissettiren bir özlem vardı içinde. Sahi ne oluyordu şimdi adama? Uzun zaman sonra bunları hissettiren bu sessiz kadın da nereden çıkmıştı? Elinden kayıp gideceğini bile bile yanında durduğu bu kadına neden yapmıştı ki bunları?

27 Mayıs 2015 Çarşamba

Bana Sorma

Bana sorma, önce doğan güneşle başla.
Birçok canlının uyanışını sağlayan güneşle..
Arıların diyar diyar gezip aradığı o en güzel çiçek olduğunu fısıldayacaktır kulağına.

Bana sorma, uyandıktan sonra buz gibi suyla yüzünü yıkamış o adama sor.
Kahvaltısız işe gidemeyen adama...
Kahvaltısının vazgeçilmezi çayı olduğunu, nasıl bilmezsin dercesine söyleyecektir sana.


7 Nisan 2015 Salı

Karanlık

Görsel alıntıdr

Şuan, gözlerimizin -bir süreliğine de olsa- birbirine şefkat ve özlem dolu baktığı son andı. Kim bilirdi ki bugün bir şehir eksilecek, iki çift göz yaşlarla dolacak, yollar bitmek bilmeyecekti...
Şuan senin beni, benim de seni sevdiğimi söyleyebileceğim son an. Sana sımsıkı sarılıp gitme demek için son fırsatım. Ama gitmelisin sevgili. Yine gelmek için gitmelisin.




2 Mart 2015 Pazartesi

Senin Hikayen

Görsel alıntıdır.
''Yepyeni günler başlıyor'' dedi adam. Derin bir nefes çekti sahil kenarındaki kafede çayını yudumlarken. O günler geride kaldı, diye düşündü.
 Bazen öyle anlar vardır ki, sanki dünyaya adım atıldığında ciğerlere ilk kez dolan gibidir alınan nefes. Ciğerleri cayır cayır yakar, öyle ki gözlerden yaş gelir. Ancak hayata başlamanın verdiği mutluluğu gölgeleyemez. Adamın aldığı derin nefes böyle hissettirmişti.

24 Aralık 2014 Çarşamba

Derinlerde

Bazı insanlar çamurlu yollarda gezinseler bile                                                                                         pantolon paçaları bir gram çamur olmadan evlerine
görsel alıntıdır
dönebilirler. Bazılarıysa toprak pantolonlarında sıvı hale gelmiş gibi kir içinde kalırlar.

Derinlerde yaşayanlar sevgilerini, aşklarını, kızgınlıkların, işlerini de en başta kendilerini parçalarcasına  kıymetli bulurlar. Sütten ne kadar ağızları yanmışsa, yoğurtları o denli dikkatli yerler ki dilleri yanmasın. Ama yine de dillerinin yanması kaçınılmaz sonları olmuştur. Ne kadar önemserlerse, ne kadar dikkat ederlerse o kadar çok hayal kırıklıklığı yaşarlar. Pantolonları hep kir içinde kalmış kaç beceriksiz varsa onlaradır iç yanışım.

20 Kasım 2014 Perşembe

Ayrılıklar


Ufukla denizin ayrımı kadar belirsizdi bazı vedalar.
Apayrı, ama uzaklarda renklerin -yüreklerin- aynılığıyla hep birlikte gibi.
                                                                                                    Gizli Özne

Görsel alıntıdır







7 Ekim 2014 Salı

Katiller ve Maktuller

Öncelikle şarkıya tık.

Her maktul kendi katilini seçer.
Katilinin kaşları, gözleri, elleri, bir tatlı sözüne aldanır. Elleriyle hazırladığı sonuna doğru ağır ağır ilerler.

Alıntıdır
Tek başınalığını birlikteliğe, herkesten önce gitmişliğini yalnızlığına çeviren katilini yine de çok sever.
Kimsenin kırmadığı yerden kırdırır kendini önce maktul. Affeder. Her geçen gün tükendiğini görse de ille de katilim der. Daha sıkı sarılır ona. 
Bir darbe, sonra bir darbe daha...

2 Ekim 2014 Perşembe

Eksilmek

Görsel alıntıdır
Arkadaşlık, aile ve sevgili üzerine...
Onlarla tam olmak, sonra onlarla ya da onlar  yüzünden eksilmek bahsettiğim.

Arkadaş olmayı yalnızlığını gidermek için bir iletişim şekli olarak gören, işine gelince arayan soran, istemezse cevap dahi yazmayan kişiler tanıdım. Olsundu, olsunlardı.

Arkandan iş çevirenler mi dersin, içten pazarlıklı olanlar mı dersin, hepsinden var. Gözlerinde o iğrenç şeyleri görsem de umursamıyorum. Bazen anlamıyormuş gibi yapmak en güzeli sevgili okuyucu. Onlar seni salak sansın, sen de ne mal olduklarını bilerek sınırını çiz. Yirmili yaşlara adım attıktan sonra böyle çocuksu şeylerle uğraşası gelmiyor insanın. Ana felsefe çürükleri ayıkla ve sepetindeki sağlam meyvelerinle devam et.