Bumerang - Yazarkafe
zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zaman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Haziran 2017 Cumartesi

Kelimeler

Görsel alıntıdır
Bir cümle, zihinde ne kadar yer kaplayabilirdi?
Bir anda çıkıveren, evrenin sonsuzluğunda uzun bir yolculuğa çıkmış kelime kalbi nasıl olur da paramparça ederdi?
Ben, demişti. Artık eskisi gibi hissetmiyorum...
Ne demekti şimdi bu?
O anda akreple yelkovanın, beyninde birkaç gün geriye dönmek için nasıl savaştığını herkesin görmesini çok isterdi.
Saatler hakkında bir düşüncesi vardı. Zamanın asla geriye alınamamasının suçlusu akrepti. Tersine götürmeye çalışınca yelkovanı sokarak zehirlerdi.
Bu yüzden zamanı geriye alamamıştı.

3 Kasım 2016 Perşembe

Kayıp

''Bugün günlerden....'' dediği hiçbir cümle tamamlanamıyordu.
Hafıza kaybı mıydı, boş vermişlik miydi? Aslında çevresindekilerin merak ettiği en önemli soru buydu.
Yıkık döküktü sabahlar, öğleler, gün batımları, geceler de...
Günden bir ben kalmadıktan, zaman beni geçip gittikten, benden geçtikten sonra günün ne önemi var ki demişti arkadaşı Gizli Özne, onu şimdi anlıyordu.
Zaman beni geçti...
Ben geçtim...
Olmamıştı, hayalleri veya yaşanmışlığa dair hatırlamak istediği zerre kadar ayrıntı yoktu. Nasılsa hepsi de üzerinden geçip gidecek ve hatırlanmaz hale gelene kadar kalbini yoracaktı.
Sahi, kalbi hala nasıl atıyordu?
Bir an bile teklemeden...
Bu mekanizmayı çözebilse belki zaman...
Hayır.
Zaman geçecekti;
Ondan öncekileri nasıl geçtiyse, ondan sonrakileri nasıl geçecekse öyle geçecekti.
Akreple yelkovan üzerinde götürdüğü dünya kadar hayatı ve yaşanmışlığı bilse bir saniye bile ilerleyemezdi...


30 Ağustos 2015 Pazar

Kendini Rahat Bırak

görsel alıntıdır
Hepimizin üzüldüğü şeyler, kızdığı durumlar, belirsizlikten nefret ettiği halde belki de bilinmeyen tarihlerde netleşecek bulanık olaylarımız var.
Yaşamın ilk yıllarında sevilme isteğiyle başlayan, ardından başarmak için verilen uğraşları kapsayan enteresan bir bok çukuruna düşüyoruz. Ne içinde kalabiliyoruz bu çukurun -malum kötü kokuyor- ne de dışına çıkabiliyoruz. Onca insan koşuştururken öylece oturamıyoruz bu maratonda. İttire ittire de olsa bir şeyler yapmaya çalışıyor kimimiz, kimimiz çok hızlı başladığı için bir yerde tıkanıveriyor.

18 Ağustos 2015 Salı

Bazı Yalanlar

Ellerin dedi adam; öyle küçük, öyle beyaz, öyle güzel ki şuan tam saçlarımın arasında gezinirken. Kadın sustu her zamanki gibi. En ufak sözde utanır, yalnızca gülümserdi adamın küçük
görsel alıntıdır
gözlerine diktiği kocaman gözlerini kaçırırken. Ela onların rengiydi. Onların göz rengi, onların şansı...

Kadın en çok maviyi sevse de elanın yeri ayrıydı hayatlarında.

Hayatta çok azdır huzurlu zamanların toplamı kimseyi birleştirmeye de diriltmeye de yetmez. Hani şu ölmek üzereyken şerit halinde geçecek hatıralar. İşte o en güzel hatıraların çoğu kadınla olanlardı adam için. Saçları arasında gezinen el huzurun, hayatın ve zamanın dışındaki adını koyamadığı bir duyguyu çağrıştırıyordu. O duygunun adını koyabilse her şey daha kolay olacaktı aslında. Bir de kadının gözlerindeki elaya karışabilseydi belki içindeki hasret bitiverirdi. Evet hasret. Yanından henüz ayrılmışken bile arama ihtiyacı hissettiren bir özlem vardı içinde. Sahi ne oluyordu şimdi adama? Uzun zaman sonra bunları hissettiren bu sessiz kadın da nereden çıkmıştı? Elinden kayıp gideceğini bile bile yanında durduğu bu kadına neden yapmıştı ki bunları?

8 Eylül 2014 Pazartesi

Durmuşşa Zaman

Akreple yelkovanın kovalamacası daha uzun, daha çekilmez olmaya başlamışsa vakitlerden gecedir.
Simsiyah bulutları, binlerce umut ışığı taa uzaklardan göz kırpar sana.
Ve geç olmadan fark edersin yıldızların-umutların- ne denli uzakta olduğunu.
Adeta durmuşsa zaman, senin ne halde, nerede olduğunu sormadan...
Açmışsındır yüreğini çaresiz, zamana. Düşüncelerin düştüğü kuyudan çıkmak isterken avaz avaz bağırışları yankılanır o sessizlikte.