Bumerang - Yazarkafe

25 Mart 2017 Cumartesi

Ey dost

Son günlerde üzerinde en çok kafa yorduğum kavram...
Nedir dostluk?
Hemcinslerimden utanmama sebep olacak, çok fazla olaya şahit oldum.
Üzülerek söylüyorum ki biz kızların birçoğunun dostluk anlayışı yapmacık bir iki sözden öteye gidemiyor.
Ay canım özledim, oy canım şöyle bilmem ne.
Yok canım, yok.
Sen özleme. Senin dostluk anlayışın benimkiyle yol kenarında karşılaşınca selamlaşamaz bile.

Hayata masum bakıyorsun, kendin için istediğini bir başkası için de istiyorsun. Neden kötü niyetli olsun ki diyorsun bir görmezden geliyorsun bir daha bir daha.
Sonra diyorsun ki, eşeğin...

14 Mart 2017 Salı

Günce1

Merhaba sevgili okur. Biliyorum şu sıralar seni ihmal ettim.
Aslında o ihmal değil bil istedim. İki taşın arasında kalmış bir Gizli Özne sürekli yazamıyor ne yazık ki.
Ne zaman düze çıkacağımı bilmediğim bir yokuştayım...
Tek bildiğim ilerlemek zorunda olduğum ve bunu yaparken hayatımda hiçbir lükse yer yok.
Evet, yeniden!
Yeniden sınav hazırlığı, tabi bu defa kendimi çok yormadan ama huzursuzum işte sevgili okur.

1 Mart 2017 Çarşamba

Eksik Bir Şey mi Var?

''Bir nasıl var olunur, bir nasıl yok olunur?
Bilen var mı?
HA-HA''
Her yalnız gibi içinde başlayıp yine içinde biten eğlencelerinden biriydi işte.
Umarım sesli gülmemişimdir diye düşündü.
Uzun zamandır yapmamıştı ama bugün şu balkonda şu fincanda kahve içecekti ve şu müzik çalardaki şu şarkıyı dinleyecekti.
Belki birkaç da sigara...
Sigarayı bir ara bırakmalı diye belki bininci kez söyledi ve her defasında yaptığı gibi yenisini yaktı.

18 Ocak 2017 Çarşamba

2017 Şubat Ataması

Veee yıllar su gibi akıp geçmiştir.
Artık üniversitede son senendir.
Yaz tatilinden başlarsın çalışmaya, konu eksiklerini tamamlamaya. Programlar yaparsın.
En güzel yayın hangisi, bu şehirde en güzel dershane hangisi diye diye kafa patlatırsın.
Danışmadığın kimse kalmaz hani. Sonunda dershanen de programın da tamamdır. Her gününü 5-6 saatlik uykuyla geçirmeye hazırsındır. Arkadaşlarınla görüşmemeye, telefonu eline almamaya, dışarı çıkmamaya, yurttaki odana sadece yatmaya gitmeye razısındır. Bir seneni kütüphanede çürüteceksindir.
Ve öyle de olur.
Oda arkadaşın ''lavaboya da gelmesen seni göreceğimiz yok' der. 
Bazen telefon konuşması uzadı diye, çay alırken oyalandım diye bile vicdan azabı çekersin.
Soluklandığın, gerçekten sırtını yatağa koyup azıcık dinleneyim dediğin anlar en fazla haftada birdir.
Emektir adı. Amaçlanan şey ekmek parası, vatan sevgisi, meslek hasretidir.
Yaparsın, çalışırsın gece gündüz. Kütüphanede ses çıkaranlara ayar olursun da bir soru daha çözerdim be dersin.
Şu test de bitsin uyurum dersin.
Vazgeçmezsin. 
Çalışırsın.
BİTİRMEDİĞİN YAYIN KALMAZ.
Sonra?

1 Ocak 2017 Pazar

Boğazında

Saatler günleri, günler ayları kovalarken değişen ne olmuştu ki?
Lanetdünyadakiacılardaenufakbirazalmaolmuşmuydu?
2017'ye girmişti de ne olmuştu?
Bu, dünyanın problemiydi. Denizleri, dağları ya da buzulları bilmem kaç milyon daha yaşlanmış, yıpranmış ve kaçınılmaz sona bir sene daha yaklaşmıştı işte.
A canlısının soyu tükenmekte iken, B canlısı salgın gibi yayılıyorsa ona neydi?
İşin aslı adamın yaşının da hiçbir önemi yoktu. Hücrelerinin kendini yenilemekten vazgeçişi, organlardaki birtakım bozulmalar falan...
Bir kişi için dünyadan göçmek öyle abartılacak bir sorun değildi.
Belki de birçok şeyden kurtuluş, birçok şey için de kocaman bir başlangıçtı ama sonuçta bir tanesinden kurtulmuş olurdu.





18 Aralık 2016 Pazar

Yangın Yeri

Kayseri'm...
Kurtuluş Savaşı yıllarında dahi ülkede en güvenli yerlerden biri olarak belirlenmiş, meclisin buraya taşınması dahi gündeme gelmişken şu günler...
Güvende miyiz?
Tabi ki hayır. Anadolunun orta yeri, ege, doğu anadolu, marmara, karadeniz
Fark eder mi nerede olduğun, hangi araca bindiğin, iyiliğin?
Bir kahpe dölü çıkar, elindeki bir tuşla canınızla birlikte hayallerinizi, sevgilinizi, ailenizi siler atarlar şu hayattan...

1 Aralık 2016 Perşembe

Senin Yüzünden

Gözyaşların, kirpiklerinin kıvrımlı yollarından geçiyor.                           Kendinden vererek, geçtiği her yerde mühründen bıraktığı izlere veda ederek.
Yüzünün en olmadık yerlerinden burnunun ucuna kadar geliyor.
Orada gözyaşının işi olmadığı fark etmiş olacak ki
Bu mutsuz, zorunlu yolculuğa son vererek kendini aşağı bırakıyor.
Beni ben yapan son damla da gidiyor senden.

Bir kuru öksürük tutuyor, bir türlü geçmek bilmeyen
Saniyeler, dakikaları kovalarken acın son buluyor.
O her zaman sevgiyle bakan gözler donuklaşıyor, sıcaklığıyla beni ısıtan bedenin buz kesiliyor.