Bumerang - Yazarkafe

6 Ağustos 2015 Perşembe

İkimiz

görsel alıntıdır
Kim kaybetmişti şimdi o en güzel yerinde biten hikayeyi. İyiler mi, haberi olmayanlar mı, yoksa her şeyi elinde bir kuklaymışcasına oynatan o şeytan mı?
Kimdi kazanan şimdi?
Kimin eli bırakılmıştı tam karşıya geçerken, öylece yolun ortasında. Kimlerin eli tutulmuştu en sevilen yerine. Değmiş miydi gittiğine? Teni değmiş miydi? Ya da tüm bu olanlara değmiş miydi?
Evet değmişti teni, önce teni, sonra sözcükler.




Oğuz Atay'ın dediği gibi '' Kelimeleri daha önce öyle kötü yerlerde kullanıyoruz ki kirletir diye korkuyoruz duygularımıza dokunursa.''
Ya duygularına dokunmuyorsa bunları yaparken?
Hangi kalple, hangi yüzle devam etmişti hayat?
Gözlerinin içine baka baka yalan söylemek zor zanaattır. Ağır şerefsizlik içerir. Ağır pezevenklik. Kanmak da ağır salaklık belki de ha, ne dersin?
Her şeye rağmen hayat devam ediyor. Her şeye rağmen kelimeler tükenmiyor. Hayatın bu kadar kötü olduğunu da, insanların Allah'tan yana bu derece korkusuz olduğunu da acı bir şekilde öğrenmiş oldum.

5 yorum:

  1. aslında en güzel cevabı yine sen kendine vermişsin..
    "Her şeye rağmen hayat devam ediyor.."
    böyle durumlarda kelimelere sığınmak büyük risk. ne demişti üstad; "kelimeler.. bazı anlamlara gelmiyor."

    YanıtlaSil
  2. Kelimeler hiçbir zaman yeterince ifade edemedi ki yaşadıklarımızı, üzüntü ve mutluluklarımızı...
    O yüzden kelimeleri evirip çevirmekle uğraşmak yerine kendimi hayatın akışına bırakma kararı aldım şuan, sonum hayır olsun.

    YanıtlaSil
  3. Yitik bir masalın meçhul yolcuları biz masalımız gibi yüreğimizde var ettiğimizde meçhul oysa her şey sahi biz sahteymişiz gibi kelimeleri tükenmez ademoğlunun soluk aldığı sürece...Aslında sevmek bir fiildir yaşamda sadece kalemin gölgesi düşer kağıdın üzerine...

    YanıtlaSil
  4. Sevmek oluş bildiren bir fiilmiş gördüm. Ancak yaprağın yeşermesi, sararıp solması gibi bir oluş. Kaçınılmaz son hep gelirmiş...

    YanıtlaSil
  5. Merhaba ben geldim...
    Ağır salaklık ve ağır şerefsizlik arasındaki dengede bir yerlerde kurmaya çalıştığımız hayatlar işte...
    En güzel de Oğuz Atay mı anlatıyordu bunu ne...

    YanıtlaSil

Ben buradayım sevgili okuyucum, peki sen neredesin?