Bumerang - Yazarkafe

23 Ekim 2016 Pazar

Kendi Karanlığında

Bu yolları ilk yürüyüşünü hatırlıyordu. Ürkek, heyecanlı, güvensiz...
Sağa sola yalpalıyordu yürümeyi yeni öğrenmiş gibi. Elinden biri tutsa ancak denge sağlayabilecekti sanki...
Kalbi yerinden çıkarcasına atıyor, o her seferinde yeniden yerine koyarken yutkunarak gülümsüyordu adama.
Adam evet, yalnız değildi yola çıkarken.
Yalnız olsa korkmazdı zaten. Onun alıştığı hayat tarzı buydu çünkü. Hesapsız, kitapsız, hiçbir eşyaya ya da kişiye bağlı olmadan devam ederdi. İninde mutluydu kısacası.
Ne zaman çıkmaya çalışsa ışık gözünü alırdı.
Bu defa ışığa da, farklı yollara da evet demişti.

Fazla aydınlıktı yürüdükleri yol. Sonradan anladı ki o yüzdendi adamın gerçek yüzünü göremeyişi.
Yol ilerledikçe adam daha yakınında ve daha tanıdıktı.
 Huzursuzluk, heyecan yerini mutluluğa çevirmişti.
Adamı dünyanın var olduğu ilk günden beri biliyor gibiydi artık bu tanışıklık. Dedim ya, ışıktan göremiyordu ki.
Bir gün yollarına kurulan tuzakta alışkın olduğu karanlığa yeniden merhaba dedi. İşte o zaman adamı görebildi.
Adam onu bir daha çıkamaz sanırken çıktı oradan. Çünkü karanlık kadının hayatıydı.
Kadın tuzağın karanlığından kurtulmuştu, kendi karanlığı bile onu yıkamamışken tuzak ona vız gelirdi.
Adamı da bir çırpıda atmıştı kapkara kesilmiş yüreğinden.
Yeniden kendisi olmuştu.
Güçlü, yalnız, mutlu.

4 yorum:

  1. Yeniden kendin olabilmek....Gerçekten çok önemli...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Karanlık da olsa kendi yolundan çok sapmamak gerekiyor galiba
      Kendin gibi olabilmek için...

      Sil
  2. Cesur ve güçlü bir kadın. Ne yaşarsa yaşasın, kendi çizgisini bilen ve koruyan güzel kadın. Umarım her şey sevgi ile olur..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım...
      Bu tecrübeden sonra yapacaklarını kendi bildiği yoldan ayrılmadan yapacak gibi görünüyor.

      Sil

Ben buradayım sevgili okuyucum, peki sen neredesin?