Bumerang - Yazarkafe

22 Temmuz 2015 Çarşamba

Yaş Mevzuları

görselalıntıdır
''Öncelikle bir bayana yaşı sorulmaz değil mi beyler?'' diyerek başlamak istiyorum. :)
Kişinin yaşı dediğimizde aklımıza gelen tek şey kaç yıl önce doğmuş olduğudur. Birçok kişinin aksine ben, kişinin yaşının tek bir kritere bağlı olduğunu düşünmüyorum.
Marlo MORGAN'ın Bir Çift Yürek adlı kitabında aborjinler belirli bir olgunluğa eriştiğini düşündüğünde, yaşam tarzında olan değişikliklere göre hissettiği bir ismi verebiliyordu kendine. Hayatı boyunca ismi aşama aşama değişiyordu yani. (Bu arada kitabı okumanızı tavsiye ederim.)


Ben de diyorum ki neden yaşımız da böyle olmasın ?
 Kişinin yaşı doğduğu yıla göre ve aynı zamanda hissettiği yaşa göre olsa. Hissetmenin yanı sıra tıpkı zeka türlerinde olduğu gibi yaşın da bazı kriterlere göre ayrılması gerekiyor bence. Yaşın tecrübelerle doğru orantılı olduğunu varsayarsak duyusal yaş, matematiksel yaş, görsel yaş gibi ayrılabilir.
 On altı yaşında olup da otuz yaşında bir insanın yaşamadığı birçok tecrübeyi yaşayan biriyle -ailesini kaybetmek, çalışma hayatına erken atılmak gibi- aynı olamaz. Tıpkı yaşıtlarına göre çok daha olgun davranan bir çocuğun da onlardan ayrıldığı gibi. Ki ben her zaman karşımdaki insanın yaşından önce tecrübelerine inanır ve ona göre dinlerim.
Ya da dünyada örneğine az rastlanan üstün zekalı çocukların erken yaşta üniversite okuması gibi. Bu çocukların zekasının getirisi olan yaş ile doğduğu yıla göre hesaplanan yaşından kesinlikle daha büyük olmalı. Tamam doğduğu yıla göre olan yaşı yine on beş olsun. Ama zeka yaşı neden büyük değil?

Kim bilir, belki bir gün bu konuda da değişikliğe gidilir.


Teoman'ın da dediği gibi: ''Aslında derdim çok gençsin daha, yirmiyim dedi ama ruhum bin yaşında!
Kayalar kesti ayaklarımı, yine de hissetmek güzel hala''

5 yorum:

  1. Ruh olgunluğu... Senin de söylediğin gibi çoğu insanın bütün ömrü boyunca belki de yaşamayacağı acı tecrübelerin kat ve kat fazlasını genç yaşta yüklenen birinin biyolojik yaşının pek de bir hükmü yok. Deneyimler her şeyden daha önemli ve tabii ki onlardan çıkarılan sonuçlar. Ben de lisedeyken benden yaşça büyük birçok insanın neden o kadar basit, duygusuzca davrandığını düşünür dururdum mesela. Kesinlikle haklısın. Yaş denen olguyu sadece vücudun devirdiği senelerle sınırlandırıp ruha, zekaya, bütünün et dışındaki parçalarına haksızlık etmek çok mantıksız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duyarlılıklar bile bu kadar farklıyken, bazıları insani duygularını çoktan yitirmişken yaşa bakmamak lazım. Bu yüzden insanların yaşadığı tecrübelere saygı duyulmalı ve ders çıkarmalı..

      Sil
  2. Yorum konusunda hiç cimri değilim.Yazınızı okudum.Gizli özne olduğunuz için size nasıl hitap edeceğimi bilemiyorum.Altmış dört yaşındayım, iki sene evvel''Bu yaşta da olur mu?...''denecek tarzda bir aşkla burun buruna geldim ve bütün büyük laflarımın intikamına boyun eğdim.Gönüllü bir boyun eğişti bu.Zira gençliğimde yaşadığım aşktan tek farkı,yapmak istediklerime vücudumun zaman zaman yetişememesiydi.Evet bence de bu yaş meselesi, üstünde düşünmeye değer bir konuSenelerdir düşünüp sık sık yazarak bir kenarda duran notlarım ve bu aşkımın gün gün anlatımını harmanlayarak bir kitap çıkarttım..Önce bir e-kitap idi.Fazla bir beklentide değilim kitapla ilgili...Ama yazmaya ,daha da okuyarak kendimi geliştirmeye devam ediyorum.Paylaşım için teşekkürler.Sağlıcakla kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İsmim Merve. Gizli Özne olarak da hitap edebilirsiniz siz bilirsiniz.
      Hayat boyunca büyük konuşmamalı, çok eleştirmemeli değil mi?
      Ama yine de olsun bu lafınız hayırlı bir olaya vesile olmuş :).
      Yaşınız ve özellikle duygularınız bağlantılı ya da birbirine ket vuracak konular değil. Aşk, sevgi ve nefret gibi her daim var olabilecek bir duygu.

      Sil
  3. Ben buradayım ve upuzun bir yorum göndermiştim.Bu günlerde yorumlarım görünmüyor.Üzülüyorum.

    YanıtlaSil

Ben buradayım sevgili okuyucum, peki sen neredesin?