Bumerang - Yazarkafe

6 Nisan 2017 Perşembe

Bir Ölüm

Sevgili günlük
Yeniden ben; Ola.
Sabahların evde geçtiği, akşamüstü kısa bir yürüyüş yaptığım hepsi birbirine benzeyen günlerden
biriydi.
Yalnız son bir haftadır sabahları anlam veremediğim şeyler oluyordu. Çok da yakın olmadığım bir akrabam bir haftadır neredeyse her gün çağrı atıyordu, kendisini aramam için.
Gülüyordum, eski kuşak böyleydi işte diyordum. Ama neden ben, normalde hiç konuşmayız ki onunla diyordum.
Bu aramalardan bir tanesine karşılık vererek onu aramıştım, yanlış hatırlamıyorsam üç gün önceydi.
Oğlunun evine ziyarete gitmiş ve orada yere düşmesi sonucunda ayağı kırılmıştı. Yaklaşık bir aydır oğlunun evinden ayrılamıyordu bu sebepten, öyle demişti.
Ben de beni sürekli aramasını evde sürekli hareketsiz halde oturmaktan sıkıldığına bağlamıştım sonunda.
Üç gündür sabahları çağrı atma olayı devam ediyordu.

Artık babama '' Baba yaa sürekli beni arıyor bu kadın'' bile demiştim.
Son çağrısı bu sabah oldu. Gördüm ve birkaç gün önce konuştuk diye aramadım.
Sevgili günlük asıl olaya geliyorum üzülerek.
Az önce haberini aldık, akşam çay içerken aniden kalp krizi geçirmiş ve vefat etmiş...
Çok üzüldüm tabi, şok oldum.
Yakın olmasak da keşke her çağrı attığında arasaydım be, yani en azından bugün konuşsaydım diye pişman oldum.
Ya kırıldıysa bana, bu düşünce bile çok üzücü.
Hissediyor muydu acaba öleceğini, beni aramasının gerçek sebebi sıkılması mıydı?
Ya da neden arıyordu, bugün konuşsam belki farklı bir şey duyabilirdim ondan. Karışığım...
İşin daha acı tarafı henüz orta yaşların sonunda olmasıydı, ah canım benim...
Böyle sessizce, beklenmedik zamanda gidişler yaşlılara bile yakışmıyordu ki ona yakışsın.
Sonra daha derin düşünceler aldı beni. Yakın olmadığım birini aramadığım için bu denli pişmanlık yaşıyorsam; çok sevdiğim, ihmal ettiğim, aramızda kırgınlık olan insanları kaybedersem ne olacaktı?
Off günlük oof, bunu düşünmek bile istemiyorum.
Bugünden itibaren çevremdeki herkese bu olayı anlatacak ve seviyorsan, değer veriyorsan ihmal etme, ara, git diyeceğim. Kendime de bu yazımı okuyarak sıkça hatırlatacağım.
Sevdiklerimizin kıymetlerini bilelim, gittiklerinde çok geç oluyor.
                                                                                                                                       Nisan2017/Ola


8 yorum:

  1. Cevapsiz bırakılan bir çağrı hayat boyunca cevap bekleyen bir soruya dönüşüyor buna benzer bir olay ben de yaşadım yılalr evvel bir gece atılan bir çağrıya evdekiler uyanır diye dönüş yapmamıştım sabah olunca da çağrı atan kişinin kendini evinin 3'ncü katından attığını öğrendik,kahroldum perişan oldum yaşı benden küçüktü ergenlik dönemindeydi nerden bilirdim..nasıl bilebilirdim..

    Belki gece konuşmaya ihtiyacı vardı belki konuşsaydık böyle olmayacaktı gibi düşünceler ve vicdan azabı kahretti kahrediyor hala beni..yıllar oldu unutamadım,büyük kızıma o cevapsız çağrı bırakanın adını verdim ama vicdanımı susturamadım..
    Alah rahmet eylesin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Acabalar ömrümüzü tüketiyor değil mi?
      İşin tek avuntusu böyle olacağını bilememek, bundan dolayı kendinde suç aramamak sevgili okur.
      Vicdan hiç susmuyor keşke arasaydım keşke konuşsaydım diyor ama o da bir yazgı işte, böyle olması gerekiyormuş.
      Başınıza gelen olay daha bir üzücüymüş. Allah affetsin diyelim o gencimizi de.
      Ben de yaşadığım olayı Ola isimli hayali bir karakter yoluyla anlattım.
      Teşekkür ederim amin.

      Sil
    2. Herşeyin bir kader üzerinde olduğunu unutuyoruz belki de..bilemiyorum doğrusunu Allah bilir..bu yazı bana anlamlı geldi ve düşündürdü yüreğinize sağlık.

      Sil
    3. Bazen unutuyoruz evet, yaşanacaklar belli ve olaylar sadece vesile oluyor...
      Çok teşekkür ederim.

      Sil
  2. ah ya hayat işte olabiliyor di mi bunlar. (bi de dua ediyom heee hadi hayırlısıı :)

    YanıtlaSil
  3. Evet deep garip olaylar.
    Yaa sen mükemmelsin Allah razı olsun :). Yazı bekle haziranda belli olacaaaak :)

    YanıtlaSil
  4. Ahh oxuması belə içimi sızlatdı. Yaşamaq necə ağır olar bir insan üçün belə hadisəni kim bilir. Amma o qədər doğru və gözəl yazmısınız ki... Mən telüfonla danışmağı heç sevməyən biriyəm. Qoca və qırılqan bir nənəm var hər görüşdüyümüzdə şikayət edir. Məni arayıb sormursan deyə. Zarafatlarla könlünü alıram amma həmişə bir gün bizə vəda edərsə bunun üçün çox üzüləcəyimin də fərqindəyəm. Ev, işlər, uşaqlar deyə bəhanələrin arxasına sığınırıq həmişə... Allah əfv etsin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Lütfen arayın ninenizi, doğru anlamışımdır umarım.
      Bu akrabamlar hiçbir yakınlığım, arayıp sormam için nedenim yoktu. Ama ona rağmen ölüm haberini alınca içim cız etti. Ölümün geri dönüşü yok, ardından keşke dememek için vefalı olmamız gerektiği kanısındayım.
      Sevgiler

      Sil

Ben buradayım sevgili okuyucum, peki sen neredesin?