Bumerang - Yazarkafe

30 Haziran 2015 Salı

Karahindiba Düşler

alıntıdır
''Ben bütün hikayelerin başka türlü olmasını isterim aslında'' diyordu yazar Tehlikeyi Oyunlar'da.       Başka türlü hikayeler...
Biri üflemişcesine dağıldı karahindiba düşleri kadının. Onun hikayesi ne zaman bu kadar hüzünlü bir hal almıştı?
Geleceğinle ilgili hayallerinde kimseye yer verme demişti annesi küçükken. Kimseye umut bağlama.
O zaman bir anlam çıkaramamıştı bu sözlerden.
Ebeveynler, biz ne düşünürsek düşünelim söyledikleri her şeyde haklı çıkarlar.
 Çünkü o da dahil kimi sevdikleri bulutlara uçmuş onu izliyor, kimi ise hayatından öylece çıkıvermişti. Belki bu olayın da farklı olmasını isterdi kadın. Annesini daha o yaşta anlayabilmek, onunla bir gün daha fazla geçirmek pahasına uyumamak, daha çok sarılmak isterdi ona...
Kaybetmeyince anlaşılmıyordu ki işte!


İnsan yalnızca özgürlüğünü arayan bir kuştu. Ürkek yüreğine pamuklardan bir şilte bulursa biraz soluklanır, şilte ona her şeyini vermeye hazırlanırken iklimi daha güzel yerler bulmak umuduyla yeniden uçardı.
Şimdi parçalar birleşiyordu. Puzzle yapmayı çok severdi zaten...
Bu puzzle ise hayatın gerçekleriyle yüzleşmek içindi.
Annesinden sonra kimsenin gidişi o denli koymasa da üzülüyordu işte. Sonunda kim olduğunuzu buldum, siz ''özgürlüğünü arayan kuşlarsınız, artık size umut bağlamayacağım! '' diye konuşurken geldi kendine. İçindeki bu çocuk da olmasa ölecekti yalnızlıktan.
Kahvesinden bir yudum daha aldı, müziği yarım saate ayarladı ve uykuya daldı...

10 yorum:

  1. geleceğinle ilgili hayallerde kimseye yer verme.. ne güzel bir cümle... haklı oysa .. hayal kırıklıgı yaşamayız en azından..:( anne çok degerli..

    YanıtlaSil
  2. Anneler, iyi ki varlar.
    Hayal kırıklığı yaşamamak için beklentilerini düşük tutmalısın dendiği gibi kişilere de hayaller dolu yükler vermemeliyiz. Belki daha az acıtır...

    YanıtlaSil
  3. İçinde bir çocuk da kalmayanlar için önerisi nedir :)

    YanıtlaSil
  4. ''İçinde bir çocuk da kalmamışsa şayet, kendide sımsıkı sarılmalı insan. Hayat boyunca kalabalıklar içinde de olsa yalnız olacağını bilmeli, hayallerini buna göre şekillendirmeli.'' diyor :)

    YanıtlaSil
  5. "Fakat Allah kahretsin insan anlatmak istiyor Albayım" diyordu..
    ve ekliyordu.. ekledikçe eritiyordu
    insan yalnızca özgürlüğünü arayan bir kuş, hakikaten çok doğru
    kimisi uçmayı beceriyor, kimisi çakılıp kalıyor..

    YanıtlaSil
  6. Peki ya hiç kanadı olmamış şilteler ne yapsın albayım? Giden kuşlara alışmaları, onları yokluklarına rağmen yaşamaları kelimelerle tarif edilemeyecek kadar güç olmuyor mudur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok uzun süre gitmenin mi kalmanın mı zor olduğunu düşündüm, kendi kendime muhasebe yaptım ve sonuç bana kalmanın gidenden daha kolay olduğunu gösterdi
      bir şekil fiziksel durgunluk gidene el sallamak

      Sil
  7. Ben tam aksini düşünüyorum. Gitmek olduğun yere ait hissetmemek, olduğun yeri sevmemek ve başka kişiler düşünebilmeyi gerektirir. Kalmak ve el sallamak zorunda bırakılmaksa tam da olduğun yere ait hissettirir. Onsuz bir yaşam düşünememenin en ağır sonucudur. Yani zor olan kalmaktır.

    YanıtlaSil
  8. Galiba kızının üzülmemesini mi istemiş o anne :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem de hiç. Çünkü en çok annesinin canı yanıyordu..

      Sil

Ben buradayım sevgili okuyucum, peki sen neredesin?