Bumerang - Yazarkafe

20 Şubat 2016 Cumartesi

Gözlerim

İri, güneş gördüğünde yeşile çalan ela gözlerim.
Sımsıkı kapatırken onları, zamandan soyutlanarak hayatımı en ön koltukta izliyorum.
Öyle uçuşan kelebekler, yeşiller, deniz mavileri yok bu filmde.
Önce rengi griye dönüyor eladan gözlerimin.



Zaten bir şeylerin aksayışı griyi beyaz ya da siyaha çevirememle başladı.
Beceremedim bayım. Yapamadım.
Onların dünyasında tutunamadım.


Onlar kadar kirli, kötü niyetli olamadım. Kahredemedim kimseyi. Düşündüğünde eli ayağı titreyecek kadar üzemedim. Sahi bayım, bir kalp nasıl bu kadar taşlaşabilir?
Ya beni üzenler, nasıl izin verdin bayım?

Mutluyken bile kahkahaların gözyaşına dönüştüğü anılar biriktirmeyi huy edindim.
Çoğu zaman içimde ettim en büyük kavgalarımı karşımdakine gülümserken.
 Çok konuşurdum bayım.
Çok!
Çok da sevdim. Azdan az, çoktan çok gittiğini tükenecek derece azaldığımda anladım.
Gözlerim bayım, gözlerim...
Ölecek kadar sevse de en acımasız bakışları atmayı öğreneli çok oldu.
Yavaş yavaş sessizleştim. ''Kadının gidişi sessiz olur.'' diyen Teoman'ın haklılığını görmezden gelerek kalan son damlamla savaş verdim. Akan her damla yaşta zehrimi, azalışımı izlesem de direndim.
Sessiz de olsa, artık eskisi gibi bakmasa da sana geldim.




8 yorum:

  1. Sevecekse insan böyle sevmeli işte. Gidememeli. Gitse bile dönmeli...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aşk için ölmeli aşk o zaman aşk dırırırırıım :)

      Sil
  2. merhabalar,ne hoş bir blog.takipteyimmm:)
    bana da beklerim.
    sundaybunday.blogspot.com

    sevgiler

    YanıtlaSil
  3. hoşgeldinizzz uğrayacağım :)

    YanıtlaSil
  4. ama yeni yazıların vakti çoktaaan gelmiiş :)

    YanıtlaSil
  5. Yazdım Tolga, bir çuval dolusu şikayetle geldim :)

    YanıtlaSil

Ben buradayım sevgili okuyucum, peki sen neredesin?