Bumerang - Yazarkafe

21 Mayıs 2020 Perşembe

Bir Adam

Her yıl 17 eylülde restoranın taş işlemeli duvarının hemen yanındaki masadan ayırttığı yerine otururdu. Önce uzun uzun tabloları, saksılardaki çiçekleri inceler, hatrında önemli bir şeyleri canlandırır gibi dalardı uzaklara. Uzun boylu, kumral, dışında otuz beş, içinde kim bilir kaç yaşındaydı. Parmağındaki ince yüzüğü, takım elbisesi ve kısa kesilmiş saçları ile tam bir beyefendiydi. Bakışları az önce sevdiği birini kaybetmiş bir adam nasıl olursa, öyleydi.
Ölümü dağ gibi bedeninde fark etmek onu tanımayan biri için bile acıydı. Kim bilir neydi hikayesi?
Herkesin içinden çıkamadığı döngülerden oluşan hikayeleri vardı. Ama bu kocaman adamın boynunu büken şey ölümden başkası olamazdı.
Sipariş olarak her sene çipura ve birkaç meze verirdi. Rakısını sek içmeyi tercih ederdi. Alışılanın aksine telefonuyla uğraşmaz, karşısında biri varmışcasına keyifle yerdi yemeğini. O an tüm durgunluğu uçup giderdi sanki. Dikkat eden biri her sene mutlu bir anını yeniden yaşamak istediğini anlardı. Yüzünü kırılan bardaklarda aramak nedir bilenlerdendi sanki...
Gecenin ilerleyen saatlerinde, tam kapanmak üzereyken taksi çağırmamı ister, yüklü bir bahşişle ayrılırdı...
Bu gece gittiğinde patronuma bu adamın hikayesini sordum. Meğer herkes biliyormuş. Yıllar önce burada eşi ve çocuğuyla yemek yemişler. Son yemeklerini yani...
Trafik kazasında kaybetmiş ailesini. O da bir süre yoğun bakımda kalmış. Zorlu bir tedavi sürecinden sonra yeniden ayakta kalmayı başarmış. Ayakta kalmak denirse tabi. Fikrini sorsalardı o da ölmek isterdi bence...
Duyduklarımdan sonra en çok merak ettiğim şeyse, yıllar sonra bile o hayali gerçekmiş gibi canlandırabiliyor muydu? Yıllar önce giyilen kıyafetler, kokular, konuşmalar...
Ve kaybedilenin acısını alır mıydı anılarda yaşamak? Son akşam yemeğinin içinde sıkışıp kalmış hikayesi, bir gün biter miydi?



6 yorum:

  1. Bitmiyor.
    Malesef.. Her sene yıl dönümünde aklıma gelir, o o yaşta kaldı ben artık 12 yaş daha yaşlıyım ondan diyorum. Ailem var, mutluyum ama düşünmeden geçirdiğim bir gün bile olmuyor. Bitmiyor yani..
    Çok güzel bir diliniz var, ilişmeden okuyorum hep ama bu yazınıza dokunmadan geçemedim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Son haliyle anılarda kalması zor olmalı... Yazmak kolay, yaşayan bilir. Üzüldüm gerçekten...
      Teşekkür ederim hep var olun. Bir daha böyle bir kayıpla sınanmamanızı temenni ederim.
      Sevgiler.

      Sil
  2. çok güzeldi bu derin ve anlamlı :)

    YanıtlayınSil

Ben buradayım sevgili okuyucum, peki sen neredesin?